“Farklı bir yaşam tarzı mümkün ve hiçbir şey için geç değil... Veganlık, bir diyet çeşidi değil, hayatın her alanında ve kişisel her eylemde pratiği olan bir felsefe ve yaşam biçimidir. Ancak bu kitap en büyük (ve kolay) değişim adımı olduğuna inandığım ve bizzat uyguladığımız vegan beslenme alanına odaklanmaktadir. Kitapta geçen veganlık, vegan yaşam tarzı ve benzeri deyişler de bu bağlamda yazılmıştır ve öyle anlaşılmalıdır.
Bu kitap, hayvan deneylerine karşı mücadelenin prensiplerini olabildiğince anlaşılabilir bir dille ortaya koyuyor. Ayrıca hayvanlar üzerinde yapılan biyomedikal araştırmalara karşı sağlam zemine oturan etik ve bilimsel bir muhalefetin doğuşunu müjdeliyor.
“Vegan bir birey, Anadolu mutfağında neler yiyebilir?” bu kitabın hareket noktalarındandır. Bu kitapta özenle seçilmiş 444 vegan reçete derledik. Reçetelerin bir kısmını benzer bulacaksınız. Benzer reçeteler çok önemli bir nedenle birbirinden ayrılmakta. Bazıları yöresel malzemeler, bazıları etnik kökenler, bazıları dinsel sebepler, bazıları mevsimsel etkiler nedeniyle değişiklik gösterir. Bazıları da bize bu tarifi ulaştıran ailenin kendi parmak izini, el işleyişini yansıtır. Bu küçük farklılıklar işte tam da yemekte lezzet meselesinin sırrını taşır. Bir belgesel serisinin jeneriğinde söylediğimi tekrarlamam gerekirse, “Nasıl oluyor da aynı malzemeler farklı ellerde bambaşka lezzetlere dönüşüyor? İnsanın elyazısı gibi, parmak izi gibi birbirinden farklı oluyor lezzetleri.” Doğduğu coğrafya, göçtüğü coğrafya, reçeteleri etkiliyor. İşte o ufak tefek farklılıklar tüm bunların izlerini de taşıyor. O izlerden Anadolu’nun tüm halklarının kuşaklar boyu yolculuğuna tanık olmak da mümkün. Tariflerdeki ufak tefek değişiklikler birbirinden farklı hayatlar hakkında çok sayıda bilgi taşır. Bu sırlar müthiş bir zenginlik yaratmıştır. Bu mükemmelliği bizlere ulaştıran Anadolu’nun tüm insanlarına şükranlarımızla…