Bu eser, türcülük anlayışının metafizik biçimdeki anlatılarını eleştiriyor, hayvan sorununu ve türcülüğü insanlık toplumunun tarihinden ve sınıflı yapısından bağımsız görmemek gerektiğini savunuyor. Kapitalist üretim eleştirilerini teorisinin merkezinde tutuyor ve gerçek bir hayvan özgürleşmesinin ancak topyekûn bir toplumsal özgürleşmeyle el ele gerçekleşebileceğini öne sürüyor.
Maurizi’ye göre metafizik türcülük karşıtlığı, türcü bilincin türcü davranışları nasıl meşrulaştırdığını açıklarken türcü davranışların -başka bir türü gıda kaynağı olarak yetiştirmek, giysi olarak kullanmak, belirli ritüeller için kurban etmek vb.- nasıl ortaya çıktığını açıklamakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Bu gibi davranışların nasıl ortaya çıktığı sorusu ancak insanın çevresiyle kurduğu tarihsel ilişki incelenerek düşünülebilir önermesini getiriyor.